pinstyle.net

Bir level daha atladık

Hayatım boyunca kendimi hep uzak hissettiğim bir duygu idi “anne olmak”. Bir gün olurum elbet diyerekten hep uzak gördüğüm bir duygu. İstediğim ama korktuğum, özendiğim ama ertelediğim…

Canından bir can çıkarmanın, hayatının en kıymetli varlığını dünyaya getirmenin mucizevi büyüsünü hayal bile edememişim. Hamileliğim boyunca da hiç anlamadım zaten. İçimde varolan bir canlı olduğunu anlamam hemen hemen 6. ya da 7. ayıma denk geliyor. Zaten -çok şükür ki- kolay bir hamilelik geçirdiğim için Defne karnımda sert tekmeler atana kadar çok farkında da değildim. Tekmelerden sonra ne hissettin derseniz, yine muhteşem duygusal cümleler kuramam. Ama genel olarak neler hissediyordun derseniz, mutluydum. Gerçekten mutlu.

Herkes hamile olduğunu öğrendiği anda, bebek alışverişlerine başlarken biz her şeyi son ana bırakanlardandık. Bazen oturup “Acaba, bende mi bir eksiklik var?” diye düşünsem de, gelen her duygumu kabul ederek, akışına bıraktım. Kendimi de “normal” görmeye devam ettim.

35. haftaya gelip de daha hastane çantası hazırlamamış bir anne olarak yine hiçbir şey anlamadan, 36. haftayı göremeden gecenin bir yarısı aniden gelen suyumla, tam 6 saat sonra anne oldum bileeeeee!

Anne olmak ile ilgili ilk cümlem; “kadın olmak buymuş!” oldu. Her zaman “Dünyaya bin kere gelsem, bin kere kadın olmak isterim” derim. Ama asıl bundan sonra on bin kere gelsem, on bin keresinde de kadın olmak isterim, diyebilirim. Tarif edemediğim, kelimelere dökemeyeceğim bir his. İyi ki nasip olmuş bana. Allah isteyen herkese nasip etsin.

Bir life-style blog yazarı olarak hem bana çok sorulan sorulara yanıt olsun, hem de kendime hatıra kalsın diye yaşadıklarımı yazmaya çalışıcam. Asla bilir kişi olarak değil, hayatı boyunca bebek bakımı ile ilgili hiçbir bilgiye sahip olmayan bir annenin kendince yaşadıkları, tecrübe ettikleri ve öğrendikleri olacak. Sen bir anne olarak kalbinin sesi ile doğruyu zaten bulacaksın.

Ben öyle yaptım.

İlk olarak tabii ki doğum ile başlıyoruz 🙂

Doğumumu epi-dural sezaryen istiyordum. Ancak, -beni tanıyan ya da takip edenler bilir- var olan bir MS teşhisim var. MS’ten dolayı epi-dural olmam mümkün değilmiş, anestezi uzmanın verdiği bu bilginin ardından genel anestezi ile doğuma alındım.

Genel anestezi ile herkesin kafasında onlarca soru var. En başta da ameliyat sonrası çekilen acı! Size yalan söyleyemem, narkozun etkisi geçmeye başladığında hatırladığım tek şey o an çektiğim acı. Öyle bir acı ile uyandım ki, “Beni tekrar bayıltın, ben bu acı ile duramam” demişim. Ağrı kesiciler çoktan yapılmış zaten, ama ne fayda… Odaya geldikten sanırım bir kaç dakika sonra ben ağrım da ağrım diye sayıklarken, kucağıma Defne’yi verdiler.

Bunu hep söylerlerdi ama asla inanmazdım. Şimdi ben sana söylüyorum eminim sen de bana inanmayacaksın ama Defne’yi kucağıma verdikleri an ne acı kaldı ne başka bir şey. Sadece mutluluktan ve heyecandan akan göz yaşlarımı hatırlıyorum o kadar. Sonrasında da aynı gece yine aynı ağrı geldi, yalan yok. O sırada Defne yanımda değildi. Annem hemen Defne’yi odaya istedi ve acı yine uçtu gitti…

 

Acı ile ilgili söyleyebileceklerim bundan ibaret çünkü sonrasında bir daha öyle bir acım olmadı. Hastanede bana bağlanan ağrı kesici düğmesine sık sık bastım, ağrının gelmesini beklemeden. Doktor, yürümen gerek dediği andan itibaren hastane koridorunda sayısız tur attım ve bunu hastaneden çıkana kadar sık sık tekrarladım. İki büklüm yürüyorsun, zor oluyor ama inan çok faydası oluyor. Çünkü o gazın bir şekilde çıkması gerekiyor 🙂

Doğumun ertesi günü, yıkanırsan kendine gelirsin, dediler. Hemen kabul ettim, hasta bakıcının yardımı ile yıkandım. Belki tüm bunların çok etkisi oldu, belki de gerçekten öyle abartılı acılar çekilmiyor artık. Ama bana gelen sorular, internetten okuduklarım hep genel anestezinin acı durumu ile ilgiliydi. Bir nebze olsun, içinizi rahatlatsam ne mutlu:)

Ameliyat sonrası ile ilgili en sinir bozucu durum, tuvalete çıkmak. Katı besinler tüketmemeye çalış ilk bir kaç gün. Ben her öğünden sonra kuru kayısı yiyip, üzerine su içtim. Bol bol da sıvı tükettim. 3. gün çıkabildim. İlk çıkıştan sonrası rahat. İlkinde biraz acı oluyor, ameliyat yerinde sonra o da geçiyor.

Şimdi sana bir de sezaryen doğum için bir “must have” veriyim.

Emici Külot – Bana göre listenin en  başında çünkü dikiş yerlerine asla değmiyor ve çok rahat ettiriyor. Doğumdan sonra 1 hafta kullanmaktan vazgeçmek istemeyeceksin.

Mesane Pedi – Kanaman için emici külodun içine en rahat kullanabileceğin ped.

Lohusa Geceliği – Çok uzun alışveriş turlarımda bulabildiğim tek güzel gecelikler Oysho’da idi. Diğer markalarda da çok güzel gecelikler var elbet ama ben beyaz ve her tarafı dantelli bir gecelikle kendimi iyi hissetmiyorum. Oysho’da bulduklarım hem emzirme için rahat hem modelleri sade hem de pamuklu ve çok rahatlar. Pijamayı ilk 15-20 gün giyemeyeceksin, o yüzden en az 3-4 tane gecelik mutlaka edinmelisin. Doğumdan sonra eve geldiğinde geceliği üzerinden çıkarmak istemeyeceksin, benden söylemesi.

Hastane koridorlarında turlarken 🙂

Genel anestezi ile doğumun ardından ilk söyleyebileceklerim bu kadar.

Herkesin sağlıkla bebeğini kucağına almasını diliyorum, gerisi unutulup gidiyor ne de olsa 🙂

 

Leave a Reply