Karantinada 7.gün

 

22.03.2020 – Karantina 7.gün

Evet, başlıktan da anladığımız gibi bugün benim karantinamın 7.günü.

Dünyayı ele geçiren koronavirüsün Türkiye’deki 11.günü.

Şuan itibariyle ölü sayımız 30, tanısı konan hasta sayısı 1.236.

Rakamsal durumlar ve analizlere bakacak olursak durumuz pek parlak değil.

Okumaya devam et Karantinada 7.gün

Karantina Günleri

Hayatımız bir anda nasıl değişti değil mi? Koşturmacalarımız, işleri yetiştirme paniklerimiz, oraya gitmeyelim buraya gidelim kaprislerimiz, ne giysem dertlerimizin hepsi bir anda yerini derin bir sessizliğe bıraktı.

Benim olanı biteni asıl farkedişim Pazar günü oldu. Tüm gün çalıştım ve eve geldikten sonraki anladım ki; durmamız gerekiyor. Hemen ani bir kararla toplanıp mağazamızı kapatma kararı aldık ve evlerimize kapandık. Yani benim karantinada 5.günüm.

Bebekli, çocuklu olunca zaman nasıl geçiyor gerçekten anlamıyorsunuz. Ama sürekli ev işleri de insanı tüketiyor. O yüzden bugün artık kalan vakitlerde yemek yapmak, sürekli etrafı toplu tutmaya çalışmak yerine o vakitleri kendime ayırmaya karar verdim. Bugün kısa bir süredir yeniden başladığım Yoga’ya evde devam etmeye başladım. Hazır böyle kendime dönmüşken sizlere de aklımda olanlara dair bir post hazırlayayım dedim.

Uzun zamandır hatta yıllardır o kadar koşuyoruz ki; durmak ruhumuza ve dünyaya iyi gelecek belki de… Kimbilir…

Okumaya devam et Karantina Günleri

STİL-Ton sür ton

Ton sür ton yani ton üzerine ton sezonun trendi! Uzun zamandır podyumlarda gördüğümüz bu akım şimdi nihayet sokaklarda!  Herkes hazır uygulamaya geçmişken bir de ben yazayım sizler için dedim!

İlk olarak bu trend her renkle özgürce uygulayabileceğimiz bir şey değil. Tek bir rengin farklı tonlarını seçmemiz gerekiyor ve tonlamaların “kontrast” ya da “farklı” bir renk ile asla kesişmemesi gerekiyor. Sezonda daha çok pastel tonlarda kullanılıyor.

Okumaya devam et STİL-Ton sür ton

TREND- Duvak

Düğün sezonu yaklaşırken, e biz de hali hazırda bu sektörde senelerdir emek verirken burada gelinlik trendlerini yazmamak olmaz. Genel olarak ön plana çıkan detayları ara ara sizlerle paylaşacağım ama önce önemli bir gelinlik aksesuarı olan duvaklara bir göz atalım dedim.

Neden duvakları seçtiğime gelirsek de; hem seviyorum hem de özellikle bu sezon duvak trendlerinin çok değiştiğini söyleyebilirim. Rahibe duvaklar, kenar dantelli duvaklar bugüne dek hepimizin kalbini çaldı. Yine çalmaya devam ediyor. Ancak bu sezon çok çeşitli trendler eklenince gelinlerin de kafası karışıyor 🙂

Gelinliğe göre seçilmesi gereken duvaklar, saç modelinde de belirleyici oluyor. Hal böyle olunca “duvak” deyip geçemiyoruz…

Okumaya devam et TREND- Duvak

STİL: Zoom

Uzun zamandır bilgisayar başına oturmamışım, bu gece farkettim. Hamilelikti, doğumdu, işlerdi, youtube çekimleriydi derken yazmaktan çok uzak kaldığımı farkettim bu gece. Hayır! Blog yazmayı bırakmayacağım. Youtube benim için çok yeni ve çok sevdiğim bir heyecan ama yazmak… Ne bileyim… Burası başka. Bu yüzden daha sık yazmaya yeniden başlayacağım. Fırsat buldukça, siz okudukça…

Nereden mi başlayalım? Bence stillerden! Çok özledim moda konuşmayı bu günlerde. Eskisi gibi ben yazayım, siz okuyun. Ben önereyim, siz alın. Haydi başlayalım o zaman!

Sezonun trendlerine dair konuşmayalı uzun zaman oldu. Çok da bir şey değişmedi aslında. Bu sene hayatımıza giren bazı trenlerden hiç içime sinmeyenlerle başlayalım istedim. İlk olarak stilini aslında sevdiğim Kendall Jenner var! O kadar güzel ki hiç sevmediğim neonlar bile yakışmış ona! Aslında tek parça olduğunda seviyorum neonları ama bir araya gelince “Lunapark” havası veriyor bana! Buz gibi soğuyorum. Zaten çok renk seven biri değilim. Üzerindeki her şey sezon trendlerini yansıtsa da, hatta Amina Muaddi imzalı stilettoları olsa da yine de sevemedim kombini! Ama taşımış mı? Fazlasıyla evet!

Okumaya devam et STİL: Zoom

Anne-Bebek: Yenidoğan “must have”

Konumuz alışveriş. Ama malumunuz yeni anne olunca yazacak her şey de bebek üzerine oluyor. Hem şu sıralar hamile takipçilerim var, onlar bu yazıları heyecanla bekliyorlar. Bu yazı biraz farklı daha kişisel daha benden. O yüzden sanırım yazı dilimde hep “sen” diye oldu. Çok kıymetli bu bilgiler, kendimden biliyorum. 🙂 Okumadığım blog, izlemediğim youtuber kalmamıştı hamile iken.

Şimdi konu alışveriş olunca bende durum genellikle “must have” den çıkar, “ay bu da olsun, ama o çok güzel”lere doğru gider. Sanırım hesaplı davranmak, mantıklı alışveriş yapmak için bir bebeğimin olması gerekiyormuş. Şimdilerde her şeyin en  hesaplısı nerede, ne gerçekten lazım neler gereksiz… Bunların hepsini senin için bu yazıda toplamaya çalıştım.

Umarım işine yarar 🙂

Şimdi öncelikle alışverişe doğum öncesinde başlayacağın için konuya bir anneye gerçekten neler gerekli ile başlıyorum.

Okumaya devam et Anne-Bebek: Yenidoğan “must have”

Anne-Bebek: Bir level daha atladık

Hayatım boyunca kendimi hep uzak hissettiğim bir duygu idi “anne olmak”. Bir gün olurum elbet diyerekten hep uzak gördüğüm bir duygu. İstediğim ama korktuğum, özendiğim ama ertelediğim…

Canından bir can çıkarmanın, hayatının en kıymetli varlığını dünyaya getirmenin mucizevi büyüsünü hayal bile edememişim. Hamileliğim boyunca da hiç anlamadım zaten. İçimde varolan bir canlı olduğunu anlamam hemen hemen 6. ya da 7. ayıma denk geliyor. Zaten -çok şükür ki- kolay bir hamilelik geçirdiğim için Defne karnımda sert tekmeler atana kadar çok farkında da değildim. Tekmelerden sonra ne hissettin derseniz, yine muhteşem duygusal cümleler kuramam. Ama genel olarak neler hissediyordun derseniz, mutluydum. Gerçekten mutlu.

Okumaya devam et Anne-Bebek: Bir level daha atladık

STİL: Sezondan “on yedi”

2018-2019 Sonbahar/Kış sezonu benim için sizin kadar özgür geçmiyor. Her geçen gün büyüyen karnım ve üzerine eklemeye devam ettiğim 9 kilom ile biraz kısıtlandık bu aylarda. Ama olsundu, 2 ay sonra özgürlüğüme yeniden kavuşacağım nasılsa. Hem yaşadığım mutluluğun yanında pek de önemli değil.

Ama benim kısıtlanmamın aksine bu sezon en “özgür” sezonu yaşıyor olabiliriz. Her şey serbest bırakılmış bize sanki, uçsuz bucaksız. Hiçbir sezonda 17 parça hit ön plana çıkardığımı hatırlamıyorum. Bu sezon biraz daha kassam, 25-30’a kadar yolumuz vardı.

Haydi o zaman en sevdiklerimden az sevdiklerime doğru bir sıralama ile  başlayalım!

Okumaya devam et STİL: Sezondan “on yedi”

GÜZELLİK: Makyaj rutinlerim

Cilt bakım postundan sonra sıra geldi makyaj rutinine tabii. İtiraf ediyorum; cilt bakımını daha çok seviyorum! Makyajı da seviyorum evet ama keşke hiç yapmak zorunda kalmasam. Hoş, zorunda mıyız, değiliz. Ama sanırım 30’dan sonra cilt biraz süslenmek, renklendirilmek istiyor.

Ben günlük makyaj rutinimde çok fazla ürün kullanmıyorum. Pudra, rimel ve allık benim en sevdiğim malzemeler. Ruj ve farlarla aram pek iyi değil. Günlük olmasa düğüne gidiyor olsan, derseniz… Aslında yine çok kullanmıyorum. En fazla eye-liner, hafif kahve tonlarında far ve dudak rengi tonlarında hafif sürülmüş bir ruj ekleniyor. Çünkü yüzüm ağır makyajları ve koyu tonları pek kaldırmıyor. Yaşım çok büyüyor ve o görüntümden mutlu olmuyorum.

Okumaya devam et GÜZELLİK: Makyaj rutinlerim

GÜZELLİK: Ritüellerden bir demet

Sorunlu bir cilde sahip olmadığım için şanslı sayılan kesimdeyim. Bu yüzden sizlere uçsuz bucaksız bilgiler vermem zor olur, bu konuda bir uzmandan yardım almak daha doğru. Ancak; benim kullandığım ve memnun kaldığım ürünleri size göstermek istedim. Bu ürünlerin her birini düzenli uygulamanın çok önemli olduğuna inanıyorum.

Son yıllarda içeriğinde bulunan paraben, alimünyum vb gibi bazı zararlı faktörlerden dolayı elediğim çok ürün oldu hayatımda. Özellikle evde hazırladığım maske ve özellikle türk kahvesi peeling i cildimi olduğundan çok daha fazla güzelleştirdi. Doğal içerikleri keşfedince de insanın vazgeçesi gelmiyor tabii ki.

Haydi o zaman lafı uzatmadan başlayalım.

Okumaya devam et GÜZELLİK: Ritüellerden bir demet